Dünyada 50’nin üzerinde ülke, yer gördüm. Bana en fazla etkilendiğin 3 tanesini söyle deseler, Gobi Çölü bu üç yerin arasında kesin yer alır.
Gobi yurtdışı seyahati için Ulan Batur’un güneyinde uçakla 1 saatlik mesafede olan Dalanzadgad’a uçmanız gerekiyor. Havalimanında sizi bekleyen 4 x 4 jiplerle batıya yöneliyor ve Gobi Gurvansaikhan Milli Parkına giriş yapıyorsunuz. Bu milli parkın yüz ölçümü İsviçre’nin yüz ölçümüne eşit.

İlk gece Gobi Çölü’nün Bayanzag bölgesinde kendi çadırlarımızda kaldık. O gece bir kampçının başına gelebilecek en kötü şanssızlıklardan biri olan yağmura yakalandık. Gobi’de nadir görülen yağmur bizi buldu. İkinci gün yağmur devam ettiğinden geceyi Khongar Sand Dunes yakınlarında göçerlerin kaldığı Ger denilen keçe ile korunmuş geniş ve yüksek çadırda geçirdik. Gerler Gobi’nin rüzgarına dayansın diye çadırın dört bir yanından çadırın ortasındaki ana direğe bağlı her biri 50 kg dan az olmayan taşları kalın halatlarla aşağıya sarkıtıyorlar. Ancak bu taşlar yerden bir karış kadar havada kalıyor ki yere sabitlensin, fırtınaya dayansın.

Gobi Çölü Çadırları

Gece müthiş bir fırtına oldu. Rüzgar önünde hiçbir engel olmadığından yağmurla birlikte bütün gece (abartmıyorum bütün gece hiç ama hiç dinmeden) film efektlerinde dahi duymadığımız bir sesle esti. Eylül ayının ilk haftasında olmamıza rağmen dışarsı +1 santigrad , hissedilen ısı ise bize göre –10 derece civarındaydı. Eğer kendi çadırlarımızda kalmış olsaydık belki de bu satırları yazamazdık.

Üçüncü gün havanın açmasıyla beraber Khongar Sand Dunes (Khongar Kum Tepeleri) civarında gezimizi sürdürdük. Üçüncü ve dördüncü gece yine bir başka göçer ailenin kiralamış olduğu Ger’de geceyi geçirdik.

 

Gobi Çölü Kum Tepecikleri

 

Beşinci günkü rotamız Yol Valley Milli Parkıydı. Dağlık bir bölge olan Yol Valley’de tüm tepeler kara bürünmüştü. Karın örtmediği yeşilliklerde o yöreye özgü yak öküzleri ve vahşi at sürüleri otluyorlardı. Geceyi yine milli park yakınındaki bir çadırda geçirdik. Dönüş öncesi son gün ve geceyi başkent Ulan Batur’da geçirip yurdumuza döndük.

Gobi Çölü bir insanın hayal edebildiği sonsuzluk ve ıssızlık sınırlarını zorlayan bir yer. İnsana adeta evrenin içindeki hiçliğini hatırlatan bir sonsuzluk duygusu veriyor. Yüz ölçümü 1.5 Milyon kilometrekare. Türkiye’nin iki mislinden büyük. Yüzey o kadar düz ve geniş ki, açık denizlerden bildiğimiz ufuk çizgisi bu kez farklı renklerde karşımıza çıkıyor. Kumluk alan, sandığımızın aksine, Gobi’nin sadece belli bir bölgesinde görülüyor, gerisi ise göz alabildiğine bozkır. Doğa, en azından bizim gezdiğimiz Gurvan Saikhan Milli Park bölümünde, o kadar da zalim değil burada. Göçebeler binlerce yıllık hayvancılık geleneklerini sürdürdüklerine  göre hayvanlar bu kısır coğrafyada yiyecek bir şeyler bulabiliyor demek ki. Cengiz Han ve torunlarının da bugünkü gibi petrol için değil de otlaklar için savaşmış olmaları boşuna değil. Misafirliği seçerseniz, göçebelerin turistlere kiraladığı “ger”denilen geleneksel keçe çadırlarında kalabilir, çölde pek de yalnızlık çekmezsiniz. Yok eğer sonsuzluğu içinize çekmek ve gece bir yıldız denizinde yüzmek isterseniz kendi çadırınızda kalabilirsiniz. Tabii, çölü pek de hafife almayıp, şiddetli fırtınalara karşı, çadırınızı sağlam bağlarsanız.

 

Gobi Çölü Hayvanları

 

Gobi Çölü gerek ulaşımın uzak oluşu gerekse konaklama şartlarının konfor açısından yeterli olmayışı nedeniyle az sayıda kişinin gitmeyi isteyeceği bir yer olarak gözükebilir. Ancak kelime anlamıyla dünya değil ama yer kürenin ne olduğunu görmek, onun ne şekilde oluştuğunu hayal edebilmek ve kolay kolay başka hiç bir yerde fotoğrafını çekemeyeceğiniz yer ve yaşama şeklini fotoğraflamak için eşi bulunmaz bir destinasyon.

Ülkemin dışında yaklaşık otuzbeşe yakın şehir veya memleket gördüm ama hiç bir yer beni Gobi Çölü yurtdışı seyahati kadar böylesine etkilemedi.

İstanbul’dan ulaşım

Türk Hava Yolları Temmuz ayından itibaren haftada 3 defa Ulan Batur’a uçuyor. Uçak bileti fiyatları 750 Euro dan itibaren başlıyor.

 

“Gobi Çölü’nde Görülmesi Gereken Yerler” yazımızı okumak için tıklayın.